17. Bölüm
17.BÖLÜM
Kızların da Akdağ’a gelişiyle Nazenin biraz olsun aklındaki düşüncelerden uzaklaşmayı başarmıştı. Yoksa sorguda duyduklarını düşünmekten aklını kaçırırdı. Cansel, yani Veronika’nın anlattıkları, Zait’in peşinde oluşu... Hiçbiri kolaylıkla unutulacak şeyler değildi.
Aklında bunlar dönüp, dururken bir de Metehan’ı düşünüyordu. Gözlerine bakmayan adamı. Gözlerini gözlerinden kaçıran adamı.
Gözlerine aşkla bakıp memleket gözlüm**, diyen o adamı çok özlemişti. Zaten aylardır aldığı yanlış kararlar yüzünden ayrı düşmüşlerdi. Tam yeniden bir araya gelmişken bu olanlar sabrını tüketiyordu. Nasıl olacaktı da eskisi gibi bakacaklardı birbirlerine? Ya bir daha eskisi gibi olamazsak korkusu, yüreğindeki en büyük ağırlık ve en büyük yangındı.
Sıkıntıyla soluklanıp yatağından kalktı. Kızların birlikte uyuduğu misafir odasına girdiğinde, onların da uyanmış ancak derin bir sohbete dalmış olduğunu gördü.
“Bensiz, ha?” diyerek, yatağa atlayıp ikisinin ortasına geçti, pikenin altına saklandı.