12. Bölüm
12.BÖLÜM
“Ben gitmedim. Git, dedim.”
Metehan kapanan kapıya bakarken bu sözleri sayıklıyordu. Ne demekti bu şimdi? Nazenin git, demişti, kendisi de gitmişti. Gittiği için suçlu mu olmuştu? Bu ne anlama geliyordu?
Öfkeyle soluklanıp, yüzünü ovuştururken sabır diye sayıklıyordu ki evinin kapısında beliren Kutluhan Albay’ı gördü. Adam başıyla içeriyi işaret edip, “Geç!” dediğinde sesindeki gergin tınıyı duyarak daha çok gerilmişti. Eve girip kapıyı kapadı ve onu takip ederek mutfağa geçti. Karşılıklı oturup birer sigara yaktılar.
“Oğlum, sen niye böyle ayarsızsın, ulan? Niye dilinin ayarı yok?”
“Onun var mı komutanım? Hmm? Onun ayarı var mı? O da paldır küldür konuşuyor.”
“Bok mu yarıştırıyorsun?” diye homurdanan komutanına bakıp tek kelime etmedi. “Bu işin altında başka bir iş var, diye hiç mi düşünmüyorsun? Aklına hiç gelmiyor mu? Bu kadın gardını indirip sana geldi. Sonra niye sana git**, dedi? Düşünsene bir, aslanım.”