LÂL · 16. Bölüm
16.BÖLÜM
Konuşmak, anlaşmak, dertleşmek, duygudaş olmak, yoldaş olmak ne güzeldi. Aşk kıymetliydi, değerliydi ancak onu değerli yapan, onu destekleyen bu etkenler olmasa nereye kadar gider, ne kadar sürerdi?
Önce birbirini tanımak, anlamak, dost olmak, sırdaş olmak, birlikte ağlayıp, birlikte gülmek gerekirdi ki aşk sonsuz olsun. Sevda daima gönülde dursun. İlk günkü gibi...
İşte Bergüzar ve Alparslan da bu dengeyi sağlamış, Amerika’da birbirlerine daha sağlam duygularla bağlanmış olarak geri dönmüşlerdi. Bergüzar, Toprak’a ‘Yanında kalayım mı? Yanında kalabilirim.’ diye her zamanki gibi ısrarda bulunsa da Toprak peruğundaki saçları havalı havalı sallayıp‘Siz iki âşık, derhal evimi terk edin.’ diye çıkışmıştı. Yanında kalacak olan hemşire ve yardımcıyla onlara el sallarken keyfi gayet yerinde görünüyordu.