ABRE · 18. Bölüm
18.BÖLÜM
Alparslan’ın her şeyi öğrendikten sonra yaşadıklarını kabullenmesi tam iki haftasını almıştı. Odada ne zaman yalnız kalsa, tek başına kalkması yasak olmasına rağmen koltuk değneklerinden destek alarak tuvalete gidiyor, lavabonun üstünde asılı olan aynada yaş aldığını gösteren yüzüne dikkatle bakıyordu. Saçlarındaki aklaşmış yerler, gözlerinde beliren kırışıklar ve yüzüne oturan olgun, babacan ifadeye inanamıyordu. Yüzünden sonra sürekli baktığı tek yer kalbinin üstündeki dövmelerdi. Orada yazan üç ismi gece gündüz düşünüp hayal etmeye, neye benzediklerini hatırlamaya çalışıyordu. İki haftanın sonunda uykusuz geçen gecenin sabahı babasını aradı ve saat çok erken olsa da yanına gelmelerini istedi. Eksik kalanların konuşulmadan çözülemeyeceğini anlamıştı. Bu esnada ne karısını, ne de çocuklarını görmüştü. Zaten görse de tanıyamazdı.